4 Şubat 2018 Pazar

Ebeveynlik kitapları 🤦🏼‍♀️

Ebeveynlik kitapları hakkında siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben o kitapları erkekler yazmasın diyorum. Bir baba ya da bir adam asla bir annenin yerinde olamaz ve onun yerinde olamayacağı içinde ona kitap yazarak yardımcı olamaz diye düşünüyorum 🙄 Tamam teorik bilgileri yazabilir ama annelik asla teorik bilgilerle yürümüyor bunu hepimiz biliyoruz. Hatta anne olmayan bir kadında bence ebeveynlik kitabı yazmasın , ben güvenilir bulmuyorum yani yazarsada 😃 He alıp okuyorum ayrı ama okuyup,  pöfff diyip salla gitsin diyorum.
     Son okuduğum kitapta (annelik sanatı) özellikle bu söylediklerimin doğruluğunu bir kez daha anladım. Kitapta saygıdeğer beyefendi yazarımız bebeklerimizi doğar doğmaz ilk ginden itibaren odalarında yatırmamız gerektiğini en doğrısunun bunun olduğunu yazmış. Soruyorum kendisine 1 günlük bir bebek nasıl annesinden ayrı uyumalı diyebiliyorsun ‼️ Her dakika kalkıp annenin bebeğin odasına gidip emzirmesi gerektiğini, pış pışlaması gerektiğini, gaz sancıları için sürekli kucakta tutmak zorunda kalacağını falan geçtim. Sen bir bebeğin 1 günlükken odasında yatması gerektiğini savunamazsın ya da savunursun çünkü anne değilsin ‼️ Hakkını yemeyeyim isterlerse yatak odalarında beşiğinde de yatırabilirler yazmış ama asla ve asla kendi yataklarına almamalılar çünkü bebek anne kokusuna alışır yazmış 😳 e tabi bir de dinimizin mahremiyetinden bahsetmiş. O konuya hiç girmeyeceğim.
Bebek anne kokusuna alışmalı zaten , alışmalı ki güvende hissetmeli. Biz hala koyun koyuna uyuyoruz kızımla. Beşiğinde yatıyor ama beşiğinin korumalığını çıkarıp yatağımızla birleştirdik çokta mutluyuz. O da çok mutlu.
Kısacası kitabı yarıda bıraktım. Çünkü sinirlerimi bozdu 🤦🏼‍♀️ Bu tarz düşünenler var mı bilmiyorum ama ben asla bebeğimi 1 günlükken kokuma alışmasın diye odasında yatıramazdım.

16 Ocak 2018 Salı

"aslaaa"dediğim ikinci konu : Beslenme



          En başından beri zararsız gelenekselci yöntemlere aşırı karşı olmadım. (doğar doğmaz bebeğe sarı örtü örtmek, bir kaşık şekerli su içirmek) gibi. Beslenme konusunda da katı kurallarım yoktu.        Emzirebilmek için canımı vermezdim yani... Mamaya karşı olmadığımdan da hem emzirdim hem mama verdim. Zira çok kişinin dediğine göre sütüm suluydu :D ( tabi ki de hurafe ) Sadece beslenmeme yeterince dikkat etmediğim, fazla çalışıp yorulduğum için sütüm daha azdı sanırım ama dert değil mama da zehir değil dimi ? İlda hala emiyor ve hala bazen formül mama içiyor. Yani söylendiği gibi mamaya alışıp emmeyi bırakmadı.
          Ek gıdaya başlayınca da bir heves her şeyin en organiklerinden edinip, en sağlıklısından hazırlıyordum. İlk ay süperdi tadıyor bir kaç kaşıkta severek yiyordu. Zaten ilk ay tadım ayı başarılıydık !
          Ek gıdanın ikinci ayında İlda resmen dudaklarını mühürlüyordu. Saatlerce en iyi şartlarda hazırladığım her şeyi resmen elinin tersi ile itiyordu. Gerçek anlamda kaşığa bir vuruyordu her yer çorba, mama ! Sinirlerimi kapıları yumruklayarak atmaya başladığımı fark ettiğim üçüncü ek gıda ayında bu işe bi çözüm bulmam gerektiğini anladım.

Benim " aslaa yapmam" diyip yaptığım hatalar.

1.Zorlamak.
2.Yatırarak beslemeye çalışmak.
3.Alternatif sunmamak.
4.Yemedikçe video izletip kandırmak.
5.Emzik verecek gibi yapıp kaşık tıkmak
6.Şaka değil bi ara burnunu bile sıktım ağzını açması için ki bu en büyük hatamdı.

       Değiştirdim. Tüm bu hatalarımı bir günde yapmayı bıraktım. Mama sandalyesine oturttum. Yatarak beslemek çok zararlı yapıyorsanız hemen bırakın. Zorlamadım. Yemiyorsa yemiyor o an bıraktım beslemeyi. Video işine tamamen son verip, uçak geliyoooor-a çevirdim ve bir çeşit maymunca hareketler ilave ettim. Çorba yemiyorsa zorlamadım 15 dakika sonra tatlı muhallebi denedim yedi. ( Bizler gibi bazen canları tatlı isteyebilir.Senin canın baklava isterken mercimek çorbası içer misin ? ) Emzik tıkma burun sıkma gibi utanılacak hareketlerime de son verdim tabi ki. Son olarakta endişelenmeyi bıraktım, stresimizi hemen hissediyorlar gerçekten. Rahat olup öyle besledim. Sonuçtan ben çok memnum. Zorla beslerken daha çok kilo almıştı ama neyse :D



       


11 Ocak 2018 Perşembe

Aslaa...dediklerimizi bir bir yaptığımız konu ;Uyku düzeni :D


     İlda doğmadan önce, "aslaaa" dediğim konulardan biri de ayakta sallama mevzusu idi. Kendimi çocuk 10 günlükken ayaklarımda sallarken yakaladığımda "amaaan durmuyo canım napim, bizi salladılarda ne oldu sanki" diye de kendimi bir güzel avuttum.
     Asla susmuyordu napim.Meğer idrar yolu iltahabı varmış kuzumda. Bir aylıkken bu sorunu çözünce ayakta sallamama gerek kalmadı çünkü ağlamıyordu. Uyku arkadaşını önce beşiğinde gözünün önüne koyup sonra da eline vermiştim sarılıp uyuyordu mis gibi. Sonra mı ?
     İlda doğduğundan beri anneannesine her gün mutlaka gidiyor, çalıştığım için orada da düzeni var beşiği, dolabı, küveti.. Beşiği tabi ki de anneanne usulü sallanan beşik, ne olacaktı :D Neyse annem sallanma özelliğini kullanmadığını iddaa ede ede İlda sallanmaya alıştı. Sonra biz o beşiği eve taşıdık,sonra İlda o beşiğe sığmaz oldu, beşik çöktü parçalandı hatta ama anneannesi bir büyüğünü aldı salladı salladı salladıı. Sonra biz onuda eve taşıdık e bu seferde annemde uyumuyor en iyisi her daim yanımızda olan ayaklarımızı kullanalım dedik. Sonuç olarak İlda 4-5 ay civarı ayağa alışmış oldu.
     İsyanlarım ise 1 ay önce başladı, ayak bileklerim uyuşuk gezmeye alışmıştım da modern anne olamamayı kendime yediremiyordum :D Benimde bebeğimin uyku arkadaşı olmalıydı ama onun uyku arkadaşı benim işaret parmağımdı. (gerçi o hala öyle)
     3 gün önce ise, ayağımda salladığım sıradan bi geceydi. Sallıyorum beşiğe koyuyorum uyanıyor, yine salla koy uyansın yine yine en sonunda dedim ki isyan ederek sal la mı yo rum. Uyuyacaksın elbet.
     İlda emzik emdiği için odadan çıkıp uyumasını bekleme taktiği bende tutmazdı. Nitekim 3 dkkdan fazla da ağlamasına dayanamam sanırım. Bende onu yatağa koyup yanına yattım. Ağladı. Pat patladım. Burası önemli Pış pış değil Pat Pat. Bir yerde okudum bunu galiba ama kendim de uydurmuş olabilirim. Poposuna pat pat sesi gelecek sertlikte vuruyoruz. Yani vucudunda titreşim harekti oluyor. Araba sarsması gibi (6+) İlda ilk denemede aşırı yorgun olduğu için 5 dakikada uyudu. Zafer benimdi. Ertesi gün...
     Öğlen uykusunda da aynı taktiği denemek istedim. Neredeyse pes edecektim valla. 11 de yattık birlikte saat 1 olduğunda İlda hala poposunu dikiyordu.Ama 1:30 da yanımda kendi kendine uyudu. . Burada bence önemli olan güven. Orada benim olduğumu biliyor ve güvende hissediyor. Ayakta sallama durumunda ise ayaklarımızda olduğu sürece güvende hissediyor ama bırakınca gözlerini kapattığı yer orası değil bunu fark ettiğinde ağlıyor uyanıyor. Bebekler nerede uyuduysa orada uyanmak isterler. Tıpkı bizim gibi. İkindi uykusunda ne yaptıysam yanında yatarak uyutamadım ilk gün. Bu durumda da yine bir yerde okuduğum salla bırak tatkiğini uyguladım. Ayaklarıma koydum. 10 saniye salladım 10 saniye durdum. Tekrar 10 saniye salladım 10 saniye durdum. Bu durma süresini gün geçtikçe uzatıp sallamayı kısaltarak kademeli olarakta bırakabilirsiniz yani. 2.akşam uykusunda 5 dakikada sadece yanında yatarak uyudu. He unutmadan uyku rutini klasik bilgi. Oluşturmak şart. Uykudan 1 saat önce gece maması, 10 dakika önce alt değiştirme ve pijama uykudan 5 dakika önce emzirme ve sonra uyku. (İlda'nın ki böyle )              Bugün 3.gün idi. Bugün de öğlen ikindi ve akşam uykularında sadece yanında yattım ve uyudu. İlerleyen günlerde yanında oturacağım, sonra kapıda bekleyeceğim ve en son odada olmayacağım.
Bu süreçler nasıl geçecek bakalım :)


8 Ocak 2018 Pazartesi

Çalışan bir annenin bir günü...


     Mezun olduğumdan beri neredeyse duraklamadan çalışıyorum. 3,5 yıldır da atölyemi işletiyorum. Ama ilk kez bu yıl bu kadar zorlanıyorum. Neden ? Çünkü bu yıl İlda var.
     Takip ettiğimiz instagram anneleri hislerini tarif ettikçe ( ben bu dünyada en çok anne olmayı sevdim ) kalıbı başta olmak üzere bu tarz yüzlerce kutsal itiraflardan aşırı etkilenmiş olmalıyım ki bebeğim olmasını çok istiyordum. Ama sanırım o kalıplar daha çok evde vakit geçiren annelerin hisleri imiş... Anne olmak dünyanın en güzel, ama güzel olmaktan daha çok en zor şeyi imiş. Hele de çalışan anne olmak. Ki ben bir nebze günde 10-12 saat çalışmıyorum. Normal sistemde çalışan annelerin hislerinide aşırı merak ediyorum...
      Örneğin iki çekimim olduğu bir gün; sabah kalkıyorum, ( gece yarım yamalak uyuyorum ya neyse) İlda'nın kimya deneyi türünden olan kahvaltısını hazırlıyıp besliyorum, her seferinde gittiğimiz yerde 10 gün mahsur kalacakmışçasına detaylı çantasını hazırlıyorum. Kendi kişisel bakımlarımı yapıyorum. (Bakım derken yanlış anlaşılmasın diş fırçalıyorum yani :D ) Fotoğraf makinemi ve yanıma alacağım herşeyi yüklenip (İlda'yıda sayarsak yaklaşık toplamda 18 kg ) yola çıkıyorum. İlda'yı anneme bırakıp atölyeye geçerken mutlaka kargo gönderilerimi yapıyorum. Hemen atölyeyi temizliyor ve çekimlerimi yapıyorum (yaklaşık 4 saat sürüyor). Bu arada 8 kez anneme İlda'yı sorup, yaklaşık 10 kere de müşterilerimle telefon görüşmesi yapmış oluyorum.
        Çekimler bitti saat yaklaşık 16:00 (öğlen yemeği yok). Ofisi darmadağınık bırakıp annemden İlda'yı almaya gidiyorum 18 kg gittiğim annemden her seferinde 23kg dönüyorum ve hepsini taşımayı başarıyorum :D
Eve döner dönmez İlda ile ilgilendikten sonra eğer o izin verirse çamaşır,bulaşık,ütü(bunu hep Fatih'e bırakıyorum),yemek,temizlik ve aklınıza gelecek diğer tüm ev işlerini yapmak için işe koyuluyorum. Bu arada telefonum "fotoğraflarımızı bekliyoruz" türü mesajlarla dolup taşıyor. İlda uyuyunca hallederim diye planlıyorum ama İlda 23:00'de uyuyor sonrasında gözlerimin gücü yettiğince photoshop yapıyorum ve yine bol bölünmeli bir uykuya geçiyorum...

İşte genel bir günümün özeti... Fotoğraflarınızı hemen beklemekte çok haklısınız, ama İlda büyüdükçe her şey daha zor olmaya başladı...

22 Aralık 2017 Cuma

Çok sık sorulan sorular 😇

*Stüdyonuz nerede ? Çekimleri nerede, nasıl ortamda yapıyorsunuz ?
-Stüdyom Silivri’de. Tamamen ev ortamı gibi stüdyo daireden oluşuyor. Bebeklerin asla üşümeyecekleri kadar sıcak ve oldukça temiz. Ayakkabı ile girmiyoruz.
*Makineniz ne marka ?
-Nikon d800 24-70 + 50mm
*Ne kadar önceden randevu almak gerekiyor ?
-2 hafta kadar önceden netleştirmek gerekiyor.
*Pazar günleri çalışıyor musunuz ?
-Çok tercih etmemekle birlikte evet çalışıyorum.
*1 yaş çekimleriniz kaç konsept ve kostümler size mi ait ?
- 1 yaş çekimlerim 2 farklı paketten oluşuyor.
3 konsept mini paket + Dvd teslim
5 konsept ful paket + 20 sayfa profosyenel albüm  + Dvd teslim.
Kostüm çeşitlerim atölyemde mevcut ancak her çekimde ailelerden de bebeklerinin elbiselerinden getirmelerini istiyorum.
*Yenidoğan çekimleri kaç güne kadar yapılıyor kostümler size mi ait ?
-1-15 gün arası yapılıyor yenidoğan kostüm ve aksesuarlarını ben temin ediyorum.
*Ben bir kaç pozluk paket istiyorum mümkün mü?
- Her aylık bebeklere uygun olarak konseptler düzenlediğim 3 konseptlik mini paketim var. 10 poz editleniyor diğerleri dvd teslim oluyor.
* Çekimler kaç saat sürüyor
-Bebeklerin keyiflerine bağlı olarak en az 1 en fazla 3 saat
*Fotoğraflar ne zaman teslim ediliyor.
-Albüm 15-20 iş günü , mail olarak 3 iş günü

25 Şubat 2015 Çarşamba

Bebek Fotoğraflarında Photoshop


      Doğum ve Bebek fotoğrafları photoshop kullanımının en az olduğu fotoğraflardır diye düşünüyorum. Doğal halleri ile zaten çok güzeller, ben photoshopta sadece kadrajımı ayarlıyorum yani crop gerekirse uyguluyorum, ışık ayarları ile ilgili düzenlemeler yapıyorum işte bu kadar :) Bebeklere zaten pastel tonda ışıklar yakışıyor ve tabi birde siyah beyaz...Dolayısıyla da beni düzenlerken hiç yormuyor bebek fotoğrafları.
    Çektiğim tüm fotoğraflar efektsizdir, doğaldır. Hem dünyaya saf haliyle gelmiş bir bebeğin kaşını gözünü ayrı parlatmak arkaya şöyle bir efekt vermek bozmazmı o saflığı ?
    Herşey yeterince yapay ve sahte zaten en azından bebeklerimizin fotoğrafları doğal kalsın değil mi ?

20 Şubat 2015 Cuma

Bebek Fotoğrafları Çekmenin En Zor Tarafı



     Çok çook keyifli bebek fotoğrafları çekmek , bikere dünyanın en masum varlıklarını fotoğraflıyorsunuz. O kadar masum ve güzellerki çektiğiniz fotoğrafın duygulu olmaması imkansız. İşin kolay kısmı deklanşöre basmak, zor kısmı ise bebekler değil , aileler...
      Yenidoğan fotoğraflarını haliyle bebeğe dokunup , kostümlerini giydirip, pozlamasını ayarlayıp çekiyorum. Ailelerde çok çok haklı olarak üşümesinden, canının yanma ihtimalinden, elinin kolunun incineceğinden korkuyorlar. Bu konuyu şöyle açıklık getirelim ;
Bebekler yenidoğan fotoğraflarını çektiğimiz günlerde yani 1-14 gün arası dış seslerden, dokunuşlardan , gürültülerden etkilenmezler. Kemikleri daha sertleşmemiştir ve anne karnındaki elastik özelliklerini henüz kaybetmemişlerdir. Yani 14 güne kadar çekilen yenidoğan fotoğraflarında bebeğinizin incinme, acı duyma vs gibi durumları söz konusu olamaz. Onlar deriin derin uyurken biz kendilerine istediğimiz pozu verdirebiliriz emin olun uykularından dahi uyanmayacaklar :)

Ebeveynlik kitapları 🤦🏼‍♀️

Ebeveynlik kitapları hakkında siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben o kitapları erkekler yazmasın diyorum. Bir baba ya da bir adam asla b...